Gündeme bomba gibi düşen bir gelişmeyle, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği suçlamasıyla uzun süredir aranan eski emniyet müdürü Naci Özmen, İstanbul’da saklandığı belirlenen bir “gaybubet evi”nde kıskıvrak yakalandı. Operasyonun ardından emniyetteki sorgusu tamamlanan Özmen, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklama, devletin terör örgütleriyle mücadelesinde kararlılığını bir kez daha gözler önüne sererken, Özmen’in örgütün kritik yapılanmalarından biri olan ve “altın nesil” olarak adlandırılan grubun önemli bir üyesi olduğu da belirlendi. Bu gelişme, örgütün özellikle güvenlik bürokrasisi içindeki derin yapılanmasının deşifre edilmesi açısından büyük önem taşıyor ve kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Eski emniyet müdürü Naci Özmen’in, FETÖ’nün “altın nesil” olarak tabir ettiği özel kadro içinde yer alması, dikkatleri bu yapılanmanın niteliğine çekti. Örgüt içinde “ışık evleri”nde özel olarak yetiştirilen, sınav soruları çalınarak devletin kritik kurumlarına yerleştirilen bu “altın nesil” üyeleri, yıllar boyunca FETÖ’nün devlet kademelerindeki en stratejik isimleri olmuşlardır. Güvenlik birimlerinden yargıya, eğitimden sivil bürokrasiye kadar birçok alanda aktif rol oynayan bu kadrolar, örgütün hain darbe girişimi ve diğer illegal faaliyetlerinde kilit pozisyonlarda bulunmuşlardır. Özmen’in de bu kadro içinde kritik bir görevde bulunması, örgütün emniyet teşkilatı içindeki sızma ve yapılanma derinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor ve mücadelenin ne denli önemli olduğunu vurguluyor.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’in koordineli çalışması sonucu yakalanan Naci Özmen, örgüt üyelerinin yakalanmamak için kullandığı “gaybubet evi” olarak tabir edilen hücre evinde gizleniyordu. Uzun süreli teknik ve fiziki takibin neticesinde adresi titizlikle tespit edilen Özmen’e yönelik operasyon, şafak vakti gerçekleştirildi. Baskında Özmen’in herhangi bir direniş göstermeden yakalandığı öğrenildi. Bu tür gaybubet evleri, FETÖ üyelerinin deşifre olmamak, örgüt içi iletişimi sürdürmek ve güvenlik güçlerinden saklanmak amacıyla kullandığı gizli sığınaklar olarak biliniyor. Özmen’in bu evde ele geçirilmesi, örgütün hala aktif olarak üyelerini koruma ve saklama çabasında olduğunu da gösteriyor.
Emniyetteki detaylı sorgusunun ardından sağlık kontrolünden geçirilerek İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen Naci Özmen, burada cumhuriyet savcısına ifade verdi. Savcılık sorgusunun ardından “terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, mevcut delilleri ve Özmen hakkındaki iddiaları değerlendirerek, kaçma şüphesi ve delil karartma ihtimali gibi gerekçelerle tutuklanmasına hükmetti. Böylece Naci Özmen, FETÖ ile mücadelenin önemli bir halkası olarak adalete teslim edilmiş oldu. Devlet, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası hız kazanan FETÖ ile mücadelesini kararlılıkla sürdürürken, örgütün kripto yapılanmalarına yönelik operasyonların aralıksız devam edeceği mesajı da bu tür yakalamalarla bir kez daha kamuoyuna duyurulmuş oluyor.



