Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’da yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki çalkantılı durumu değerlendirerek savaşın esas sorumlusunun İsrail olduğunu dile getirdi. Fidan, bu süreçte Türkiye’nin, bölgedeki barış ve istikrarı sağlamak için ABD ve İran ile aktif olarak temas halinde olduğunu vurguladı. Katar Dışişleri Bakanı Abdurrahman Al Sani ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, Türkiye’nin diplomatik çabalarını sürdürdüğünü belirtti.
Fidan, bölgedeki çatışmaların derinleşmesini önlemek amacıyla İran’ın diğer ülkelere yönelik saldırılarını da eleştirerek, bu tür eylemlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca, savaşın yayılmasını önlemek için Katar ile sürekli işbirliği içerisinde olduklarını ve arabuluculuk sürecinde Katar’ın tehditler altında olduğunu söyledi. Bu bağlamda, İran’a saldırılarını durdurma çağrısında bulundu.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da gerçekleşen toplantıda, İran’ın tutumunu ele alan 12 ülkenin bakanları bir araya geldi. Toplantı sırasında İran’ın Riyad’a füze atması, bakanların güvenli bir yere götürülmesine sebep oldu. Bu durum, bölgedeki gerginliği bir kat daha artırdı ve uluslararası güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Ayrıca, İran’ın Katar’daki dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz tesislerine yönelik balistik füze saldırısı, dikkat çekici bir olay oldu. QatarEnergy, saldırının sonucunda tesisin önemli ölçüde hasar gördüğünü bildirirken, Katar Enerji Bakanı ise bu durumun LNG ihracatını ciddi şekilde etkilediğini ve yıllık gelirde büyük kayıplara yol açacağını duyurdu. Bu muhtemel kayıplar, küresel enerji piyasalarında kaygılara yol açtı ve petrol ile doğalgaz fiyatlarında artışa sebep oldu.
Katar yönetimi, gerçekleşen saldırıyı açık bir egemenlik ihlali olarak nitelendirerek İran’a tepkisini gösterdi. Bu süreçte ayrıca, uluslararası enerji devleri olan ExxonMobil, TotalEnergies ve Shell gibi şirketler de saldırının etkilerini değerlendirmek için harekete geçti. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki olası aksaklıklar ve enerji altyapısına yönelik saldırıların devam etmesi, küresel enerji fiyatlarının daha da artmasını sağlayabilir.
