## Yılmaz’dan Çifte Vurgu: Bölgesel Diplomasi ve Terörsüz Türkiye Süreci
**ANKARA** – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin dış politikada bölgesel sorunların diplomatik yollarla çözümü ve barışın tesisi için gösterdiği gayretin yanı sıra, ülke içinde birliği ve beraberliği güçlendirme, “Terörsüz Türkiye” sürecini kararlılıkla yürütme hedefine vurgu yaptı. Yılmaz’ın açıklamaları, Türkiye’nin hem bölgesel hem de iç dinamiklerde izlediği stratejik yolu bir kez daha gözler önüne serdi.
Yılmaz, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada karşılaşılan sorunlara çözüm bulma konusunda diplomatik kanalları aktif bir şekilde kullandığını belirtti. Bölgesel istikrarın önemine değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, çatışma ve savaş ortamından uzaklaşma yönündeki çabaların ülkenin dış politika önceliklerinden olduğunu dile getirdi. Bu doğrultuda, tüm gayretlerin uluslararası hukuk çerçevesinde, barışçıl çözümler üzerine yoğunlaştığını ve Türkiye’nin bu alandaki sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdiğini ifade etti. Yılmaz, bölgedeki gerilimlerin diplomatik yollarla aşılması ve kalıcı barışın sağlanması adına her türlü katkıyı sunmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
Türkiye’nin iç dinamiklerine de dikkat çeken Yılmaz, dışarıdaki barış arayışlarının eş zamanlı olarak içerideki “Terörsüz Türkiye” süreciyle desteklendiğini ifade etti. Ülke içindeki birliğin ve beraberliğin pekiştirilmesinin, ulusal güvenliğin ve toplumsal huzurun temelini oluşturduğunu kaydeden Yılmaz, bu sürecin kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Terörün her türlüsüne karşı verilen mücadelenin, vatandaşların güven içinde yaşamasını sağlamak ve Türkiye’nin geleceğini teminat altına almak adına vazgeçilmez bir politika olduğunun altını çizdi. Yılmaz, “Terörsüz Türkiye” hedefinin sadece fiziki güvenliği değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı ve ulusal kimliği de güçlendirmeyi amaçladığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları, Türkiye’nin hem uluslararası alanda barış ve diplomasi odaklı bir rol üstlendiğini hem de ülke içinde milli birlik ve beraberliği tehdit eden unsurlara karşı tavizsiz bir duruş sergilediğini ortaya koydu. Bu çifte stratejinin, Türkiye’nin istikrarını, refahını ve geleceğini güvence altına almayı hedeflediği belirtildi. Yılmaz’ın sözleri, ülkenin dış ve iç politikadaki temel önceliklerini net bir şekilde ortaya koyan önemli bir mesaj olarak değerlendirildi.





