İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında önemli bir başarıya imza attı. Fatih ve Ümraniye ilçelerinde faaliyet gösteren ve ‘danışmanlık şirketi’ adı altında paravan olarak kullanılan bir şebeke, yabancı uyruklu şahısların ikamet izni başvurularına aracılık etme bahanesiyle dolandırıcılık ve kaçakçılık faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi. Uzun süredir teknik ve fiziki takip altında olan bu organize suç çetesi, özellikle Türkiye’de yasal statü edinmek isteyen yabancıları hedef alarak, onlardan yüksek meblağlar karşılığında sahte veya usulsüz yollarla ikamet izni sağlama vaadinde bulunuyordu. Emniyet birimleri, şebekenin modus operandi’sini detaylı bir şekilde çözmek için titiz bir çalışma yürüttü.
Yapılan incelemelerde, çetenin yabancı uyruklu kişileri sosyal medya ve aracılar vasıtasıyla ağına düşürdüğü belirlendi. Bu şahıslara, mevcut yasalara aykırı olmasına rağmen kısa sürede ve ‘garantili’ ikamet izni çıkarılacağı vaadiyle yaklaşıldığı ortaya çıktı. Şebeke üyelerinin, başvurular için gerekli olan belgelerde sahtecilik yaptıkları, başvuru sahiplerinin kişisel bilgilerini kullanarak usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri ve bazı durumlarda da devlet kurumlarını yanıltıcı beyanlarla aldatmaya çalıştıkları tespit edildi. Özellikle randevu sistemlerini manipüle ederek ve sahte evrak düzenleyerek, mağdurlardan binlerce dolarlık haksız kazanç sağladıkları belirlendi. Bu yasa dışı faaliyetler sonucunda hem devletin resmi süreçleri suistimal edilmiş, hem de yasal yollarla Türkiye’de yaşamak isteyen yabancılar mağdur edilmiş oldu.
İstanbul Polisi, aylarca süren takibin ardından elde ettiği delillerle birlikte operasyon düğmesine bastı. Fatih ve Ümraniye’deki belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Operasyonlarda, aralarında şebeke lideri ve kilit üyelerinin de bulunduğu çok sayıda şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise çetenin yasa dışı faaliyetlerinde kullandığı çok sayıda materyal ele geçirildi. Bunlar arasında sahte ikamet izni kartları, boş başvuru formları, farklı kişilere ait kimlik bilgileri ve pasaport fotokopileri, dijital materyaller, bilgisayarlar, çok sayıda cep telefonu ve önemli miktarda Türk Lirası ile döviz bulundu. Ele geçirilen deliller, şebekenin organize bir şekilde çalıştığını ve geniş bir ağa sahip olduğunu açıkça ortaya koydu.
Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki sorgularının ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin “Göçmen Kaçakçılığı”, “Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak”, “Nitelikli Dolandırıcılık” ve “Resmi Belgede Sahtecilik” gibi ciddi suçlamalarla karşı karşıya olduğu öğrenildi. Yargı süreci devam ederken, İstanbul Polisi, ülkenin huzur ve güvenliğini tehdit eden her türlü yasa dışı yapıya karşı mücadelesinin kararlılıkla sürdüreceği mesajını verdi. Bu başarılı operasyon, hem göçmen kaçakçılığıyla mücadelede önemli bir adım teşkil ederken, hem de yasal süreçleri manipüle etmeye çalışan suç örgütlerine karşı caydırıcı bir etki yaratması bekleniyor. Polis, vatandaşları ve yabancı uyruklu şahısları, bu tür sahte danışmanlık hizmetlerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.



