İzmir’in Buca ilçesinde yaşanan ve tüm Türkiye’nin dikkatini çeken “kumpir davası”nda önemli bir gelişme yaşandı. Servet Polat’ın (60), bir işletmeden yediği kumpirin ardından hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak “taksirle ölüme neden olmak” suçlamasıyla tutuklu yargılanan kumpir dükkanı sahibi Neslihan Demircan, yapılan son duruşmada tahliye edildi. Bu kararla birlikte, yaklaşık bir yıldır süren davanın tutuklu sanığı kalmazken, yargılama süreci tutuksuz olarak devam edecek. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve gıda güvenliğinin önemini bir kez daha gündeme getiren bu olayda, adli sürecin seyri merakla takip ediliyor. Mağdur ve sanık yakınlarının yanı sıra, davayı başından beri takip eden sivil toplum kuruluşları da karara farklı tepkiler gösterdi.
Geçtiğimiz yılın son aylarında meydana gelen acı olayda, Buca’da ikamet eden Servet Polat, yediği kumpirin ardından fenalaşarak hastaneye kaldırılmıştı. Gıda zehirlenmesi teşhisi konulan Polat, iki gün süren yoğun bakım mücadelesini kaybederek yaşama veda etmişti. Bu trajik olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı geniş çaplı bir soruşturma başlatmış, kumpirin satın alındığı işletmedeki gıda numuneleri incelenmek üzere laboratuvarlara gönderilmişti. Yapılan incelemeler sonucunda bazı numunelerde insan sağlığına zararlı bakterilere rastlandığı ve hijyen kurallarına uyulmadığı iddiaları ortaya atılmış, bu durum olayın ciddiyetini artırarak kamuoyunda büyük bir hassasiyet oluşturmuştu. Servet Polat’ın ailesi ise olayın sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etmişti.
Soruşturma kapsamında, kumpir dükkanının sahibi Neslihan Demircan, suçlamalar üzerine gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece “taksirle ölüme neden olmak” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Demircan hakkında hazırlanan iddianamede, işletmedeki hijyen koşullarının yetersizliği ve gıda hazırlama süreçlerindeki ihmallerin Servet Polat’ın ölümüne neden olduğu öne sürülmüştü. Yargılama süresince Demircan, suçlamaları reddetmiş, işletmesinde tüm hijyen kurallarına uyulduğunu ve olayın kendilerinden kaynaklanmadığını savunmuştu. Mahkeme heyeti, tanık beyanlarını dinlemiş, gıda mühendisleri ve sağlık uzmanlarından alınan bilirkişi raporlarını değerlendirmiş ve delil toplama sürecini titizlikle yürütmüştü. Bu süreçte Neslihan Demircan’ın avukatları, müvekkillerinin tahliyesi için defalarca talepte bulunmuştu.
İzmir Adliyesi’nde görülen davanın son duruşmasında, mahkeme heyeti, mevcut delil durumu, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve kaçma şüphesinin bulunmaması gibi gerekçeleri göz önünde bulundurarak Neslihan Demircan’ın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Bu kararla birlikte, Demircan serbest kalırken, davanın ilerleyen aşamalarında tutuksuz olarak yargılanmaya devam edecek. Mahkemenin nihai kararının ne olacağı merakla beklenirken, bu tahliye kararı, gıda güvenliği konusunda işletmelerin sorumluluğunu ve tüketicilerin haklarını bir kez daha gündeme getirmiştir. Hukuki süreç henüz tamamlanmamış olup, yargılamanın sonunda verilecek karar, hem mağdur ailenin adalet arayışı hem de kamuoyunun vicdanı açısından büyük önem taşımaktadır.



