Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden, fikir ve kültür dünyasının duayen ismi Prof. Dr. İlber Ortaylı, yaşama veda etti. Ani vefat haberi, sevenlerini ve tüm ülkeyi yasa boğdu. Siyaset ve ilim dünyasından peş peşe taziye mesajları yayımlanmaya başlarken, Ortaylı’nın Türk entelektüel hayatına bıraktığı derin izler bir kez daha vurgulandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, üzüntüsünü dile getirdiği mesajında, “İlber Hoca, engin tarih bilgisiyle kaleme aldığı inceleme, araştırma ve değerlendirmeleriyle ilim dünyasında silinmez bir iz bıraktı” ifadelerini kullandı. Bu mesaj, Ortaylı’nın mirasının ne denli büyük olduğunu gözler önüne serdi.
Prof. Dr. İlber Ortaylı, yalnızca akademik çalışmalarıyla değil, aynı zamanda geniş kitlelere hitap eden televizyon programları, konferansları ve kendine özgü üslubuyla da tanınıyordu. Osmanlı ve Türk tarihi üzerine yaptığı derin araştırmalar, onu alanında eşsiz bir konuma taşımış; genç nesillerin tarihe olan ilgisini artırmada kritik bir rol oynamıştı. Bilgi birikimini sade ve akılda kalıcı bir dille aktarabilme yeteneği, onu akademik camianın dışına taşıyarak toplumun her kesiminden insanın ‘hocası’ haline getirmişti. Ortaylı, entelektüel duruşu ve sivri yorumlarıyla da her zaman gündemde kalmayı başarmış, düşünce dünyasına farklı bir soluk getirmişti.
Vefat haberinin ardından Cumhurbaşkanlığı, kabine üyeleri, siyasi parti liderleri ve birçok üniversiteden de taziye mesajları gelmeye devam ediyor. Sosyal medyada ise binlerce kişi, “Hocamıza veda ediyoruz” mesajlarıyla üzüntülerini paylaşıyor, anılarını tazeleyerek İlber Ortaylı’nın hayatlarına dokunuşlarını dile getiriyor. Tarihi sadece geçmişin kuru bilgileri olmaktan çıkarıp, günümüzle bağ kuran canlı bir anlatıya dönüştürmesi, Ortaylı’nın en büyük başarılarından biri olarak kabul ediliyor. Bu sayede, geniş bir hayran kitlesi edinmiş, ülkenin kültürel hafızasına eşsiz katkılar sunmuştu.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı, Türk ilim ve kültür hayatında büyük bir boşluk yaratacak. Ancak geride bıraktığı eserler, yetiştirdiği öğrenciler ve topluma aşıladığı tarih bilinciyle adı sonsuza dek yaşayacak. Onun ‘tarihe ışık tutan’ kişiliği, gelecek kuşaklar için de ilham kaynağı olmaya devam edecek. Türkiye, sadece büyük bir tarihçiyi değil, aynı zamanda bilgeliği, esprisi ve samimiyetiyle gönüllerde taht kurmuş bir değeri kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyor. Mekanı cennet olsun.



